Bu Haber 14 Şuıbat 2011, Pazartesi 11:37:21 'de Eklenmiştir.
|
||||
Devir değişti artık. Hiç bir şey yapanın yanına kar kalmıyor, kalmamalı da. Biraz hakkına sahip çıkarsan, uygun yollardan da ararsan, sonuca mutlaka ulaşırsın, tıpkı bu iki örnekte olduğu gibi…
Esas oğlanlar (iki tane var); takım kaptanı ve hakem.
Kullanılan malzeme; insan tükürüğü.
1 Şubat 1985, maç oynanıyor.
Antalyaspor karşısında 2-1 yenik durumdaki takım Galatasaray.
Takımın kaptanı ‘son imparatorumuz’ Fatih Terim.
Yardımcı hakemin kararını beğenmez, küfreder.
İzmirli hakem Hamza Alan da bunu duyar.
İhraç eder, kırmızı kartla sahadan şutlar.
* *
Vay efendim sen misin atan.
Büyük takımın oyuncusudur ya kendileri.
Bu ‘büyük, medyatik, bol taraftarlı’ takımların oyuncularının hele hele takım kaptanlarının atılmama, atılamama, atılırsa hakemin oyulduğu, yerin dibine sokulup çıkarıldığı işte, tee o zamanlardan beri vardır, süregelmiştir, evveliyat-ı o tarihlere dayanır.
Sıra rapor yazımına gelmiştir.
Şimdiki gibi herşey hızlı değildir, ahestedir.
Teknoloji fukarası olunan günler.
* *
Araya hatırlı büyükler (!) girer, hakeme aba altından sopa gösterilir.
Rapor yumuşattırılır, disiplin kurulu cezayı hafifletir.
Zaten Terim de, ‘benden geçti’ der ve topu bırakır.
6 ay hak mahrumiyeti cezası verilse, Terim bırakın imparatorluğu filan saha komiseri dahi olamaz.
* *
Oysa hakem, mahkemeye de verse, kesin kazanır.
O da yapılmaz, tükürülen tükürüldüğü ile kalır.
* *
HAMZA ALAN’I KAYBETTİK, HINCAL DEĞİLİZ Kİ…
Benzeri bir olay çok yeni tarihte yaşandı diye aklımıza geldi, konu edindik.
Yoksa kısa bir süre önce hakkın rahmetine kavuşan Hamza Alan hocamıza dil uzatmak, kınamak, eleştirmek değil niyetimiz.
Ne haddimize.
* *
Bizim adımız Hıncal Uluç değil ki.
Savunması kalmayan, vefat etmiş birinin ardından sallayalım.
Hep yapar bunu, kitabını zorla sattıracak ya.
Ne diyelim... Allah onu ıslah etsin.
* *
Vermek istediğimiz mesaj da kısaca şu;
Devir değişti artık, hak beklenmez, alınır.
* * * * *
Yine benzer örnek.
Taaa 10 yıl önce oynanan bir maç.
10 mart 2001 Gençlerbirliği – Galatasaray.
Takım kaptanı Hagi, hakem Erol Ersoy’un ayağına basar ve tükürür, lama gibi.
Erol Ersoy ağabeyimi, hocamı çok iyi tanırım, inatçıdır, incinir, onuruna yediremez, mahkemeye verir Hagi’yi.
* *
Tesadüfe bakın ki.
Eylemi yapan iki futbolcu da Galatasaray’dan.
İkisi de takım kaptanı.
İki hakem de İzmir’den.
Biri davacı olmadı, diğeri oldu.
Alan da Ersoy da İzmir’den.
* *
HAGİ’NİN YAPTIĞINA BAKIN
İkisi de astsubay.
Hagi ise ülkesinde binbaşıymıymış neymiş, bir zamanlar.
Öyle söylüyorlar, neyse ne bana ne, burası Türkiye.
Silahlı Kuvvetler bu tükürükten sonra asker kökenli hakemleri ligden yavaş yavaş çekmeye başladı.
Bir de Cizre’de bir yüzbaşı hakem dayak yiyince tam oldu yani.
* *
Neyse devam ediyoruz, tesadüflere.
Filmi bile var ya, şimdilerde oynanan çok da güzelmiş.
* *
Maçın oynandığı tarih, mart ayının 10. günü.
Hagi’nin sırtındaki forma numarası kaçtı, 10.
Mahkeme kaç yıl sürdü, tam 10.
Davaya neresi baktı, İzmir 10.Asliye Hukuk Mahkemesi.
* *
Davacı vekilleri Av. Ferhat Olgun Çelik ile Av. Aykut Çetiner inatla takip etti.
* *
Ve sonuçlandı dava.
15 bin lira manevi tazminat.
Hagi için bu para elinin kiri.
Ersoy’un da ihtiyacı yok zaten.
* *
İşin peşini bırakmadığın için.
Vazgeçmediğin için kutlarız sevgili Erol Ersoy.
* *
Sırada sayın Yavuz Karaozan var, o da kazanacak davasını, az kaldı.
* *
Hak verilmez, alınır.
Ama doğru yoldan, adam gibi.
* *
Hem de, ya söke söke
Ya da.
Söke söke...
METİN AYDINOĞLU

- TFF
- Adana İl Hakem Kurulu
- Afyon İl Hakem Kurulu
- Bolu İl Hakem Kurulu
- Elazığ İl Hakem Kurulu
- Hatay İl Hakem Kurulu
- Kırıkkale İl Hakem Kurulu
- İstanbul İl Hakem Kurulu
- Kocaeli İl Hakem Kurulu
- Malatya İl Hakem Kurulu
- Mersin İl Hakem Kurulu
- Rize İl Hakem Kurulu
- Sakarya İl Hakem Kurulu
- Siirt İl Hakem Kurulu
- Yalova İl Hakem Kurulu
- Zonguldak İl Hakem Kurulu







